Tarih ticaretle başlar…

Untitled-1

Malum, tarihçiler, yazının icadına kadar olan dönemleri “tarih öncesi” olarak adlandırırlar. Yazının kullanılmaya başlamasıyla “tarih” de başlar…

İlk yazı, Sümerler tarafından kil tabletler “çivi” tabir edilen aletlerle işaretlenerek uygulandığı için “çivi yazısı” olarak adlandırılır. Yaklaşık olarak günümüzden 5000 yıl önce ilk yazı örneklerine rastlanır.

Peki, bu yazılar ne ile ilgilidir?

İlk yazı örneklerinin hemen tamamı ticari belgelerdir.

***

Milattan 3500 yıl önce, Fırat ve Dicle nehirleri arasında ortaya çıkan Sümerler, yüzyıllar boyunca ilk tarım toplumlarından birinin kurallarını oluşturdu. Toprak ve hayvanlardan alınan ürünlerin el değiştirmesiyle gelişmeye başlayan ticaret, uzun zaman sözlü kurallar ve hafızaya dayanarak yürütüldü.

Nihayet ürünler, hizmetler ve ticaret karmaşık hale gelmeye başladı ve M.Ö. 3000’lerde ilk yazılı ticari kayıt örnekleri ortaya çıktı. Bu ilk örnekler, birkaç santimetrelik kil tabletler üzerinde rakamlar, tarihler ve ticari metaların resimlerinden oluşuyordu.

Zamanla ürün resimleri sembolik hale geldi ve ürünü bir sembol temsil etmeye başladı. Örneğin daha önce bir başak resmi ile yazılan buğday, zamanla daha az işaretle sembolik bir buğday ile kile aktarıldı.

Sonuçta bir kelimeyi temsil eden işaretler oluştu ve yazı doğdu.

Yazıyla da tarih başladı…

***

Ticaretin yazıyı, yazının tarihi doğurması insanlığın en önemli kırılma noktalarından biridir.

Binlerce yıl boyunca tüccarlar, toplumlar arasındaki ilişkiyi başlattılar ve geliştirdiler. Tüccarlar sadece ürünleri değil; kültürleri, zanaatları, bilgiyi ve bilimi toplumdan topluma taşıdılar. Her toplumun, diğerinin zenginliğiyle gelişmesini sağladılar.

Yani ticaret, tarihi başlatmakla kalmadı, şekillendirdi de…