Başarının belirsiz rotası…

puzzle

Bir ürünün veya hizmetin iyi bir marka olması, başarıya ulaşması için neler gereklidir?

Doğru konumlanması, ince hesaplanmış stratejilerle yönetilmesi, üretimden satışa ve hatta satış sonrasına, tüm sürecin titizlikle ve sürekli iyileştirilmesi ve saire…

Yeterli mi?

Ne yazık ki hayır… Kitaplarda yazan ve yazmayan herşeyi yapıp, işletme biliminin gereklerini harfiyen yerine getirip başaramamak mümkün.

Düşük bir ihtimal ama mümkün…

Öte yandan kitaplardan habersiz olup, işletme biliminin gereklerini gözönünde bulundurmadan başarmak da mümkün.

Düşük bir ihtimal ama imkânsız değil.

***

Örneğin markanın ismiyle ilgili konuyu ele alalım.

Konuyla ilgili herhangi bir kitaba bakın. Marka olmanın olmazsa olmazları şöyle sıralanır:

Marka kısa olmalı.

Bakınız; Kurukahveci Mehmet Efendi, Ali Muhittin Hacı Bekir…

İlgi çekici ve akılda kalıcı olmalı.

Bakınız; Hatemoğlu, Yeni Karamürsel…

Kolayca telaffuz edilmeli ve kodlamadan anlaşılmalı.

Bakınız; Doğtaş, Kiğılı…

Anonim isim kullanılmamalı.

Bakınız; Kütahya Porselen, Anadolu Sigorta, Çanakkale Seramik…

***

Bu liste uzatılabilir. Önemli olan her kaideyi yerle yeksan eden sürüyle istisna bulunabileceğidir… Bütün bu istisnalar, öngörülen kuralların yanlışlığını göstermeyebilir. Yani, örneğin, markanın kısa olması, uzun olmasına göre daha doğru olabilir. Ancak ismin kısa olması markanın başarısı için tek başına yeterli değildir. Sınırsız sayıda ve büyüklü küçüklü faktör başarıyı etkiler.

Tabii bu faktörlerden bazıları öne çıkar, niyet, çalışma, kararlılık gibi…

Eğer öyle olmasaydı, Kayseri’deki doğrama atölyelerinde çalışan Arnavut bir usta, “siz çok çalışkansınız, sizde istikbal var” dediği için İstikbal markasını seçen Boydak ailesi, hiçbir kurala uygun olmayan bu isimle asla başarılı olamazdı.