Kâşifler ve tüccarlar…

William_Penn

Geçenlerde Coşkun Aral televizyonda deneyimlerinden bahsediyordu. Aral, foto muhabiri, savaş muhabiri ve bir süredir de belgeselci. Çektiği belgeseller için tüm dünyayı gezmiş bir kâşif aynı zamanda. “Tüm dünya” dediysem kastettiğim gerçekten de tüm dünya. Kuzey Kore ve birkaç ülke dışında dünyadaki bütün ülkelerde bulunmuş, çalışmış, çekim yapmış.

Coşkun Aral, onlarca yıllık meslek hayatında yaşadığı yüzlerce olağanüstü anıdan birkaçını anlatması istendiğinde zorlanıyor. Sonra Türkiye’nin ihracatındaki son yıllardaki artış ve Türklerin dünyanın dört bir yanında ürün satmak için dolaşması gündeme gelince bir anısını anlatmaya başlıyor.

***

Aral, 2001 yılında Kenya’nın başkenti Nairobi’de bir pazar yerinde çekim yaparken birkaç Türk’le karşılaşıyor. Hal hatır faslından sonra hemşerilerinin, kriz dolayısıyla ellerinde kalan battaniyeleri satmak için Kenya’ya geldiklerini öğrenen Coşkun Aral, küçük bir tavsiyede bulunuyor: “Buralarda kimsenin battaniye satamazsınız, ancak Güney Afrika’da Zuluların her zaman battaniyeye ihtiyacı vardır.” Battaniye tüccarları, “bir bakalım” diyorlar ve vedalaşıyorlar.

Birkaç ay sonra bir teşekkür telefonu geliyor Aral’a, sonra da hediye battaniyeler… Nairobi’de görüştüğü battaniyeciler Zululara binlerce battaniye satmış, stokları da eritmiş. Tüccarlarla zaman zaman görüşen Aral, Türklerin bölgede battaniye fabrikası da açtığını belirtiyor.

***

Marco Polo’dan önce de, sömürgecilik dönemi boyunca da, bugün de kâşifler ve gezginler ile ticaret arasında sıkı bir ilişki olagelmiştir.

İlk kâşiflerin birçoğu, denizci, korsan ve aynı zamanda da tüccardılar. Kristof Kolomp’tan Vasko dö Gama’ya keşfettikleri her karış toprağın zenginliklerini sömüren kâşifler, bugün ilk örneklerinden çok farklılar. Bugünün kâşifleri maceracı, gazeteci ve belgeselciler… Ticaretin de değiştiği günümüzde toplumların zenginliklerini birbirine ulaştıran tüccarlara, gidip gördükleri, tanıdıkları, ihtiyaçlarını fark ettikleri toplumları tanıtarak yol göstermeye devam ediyorlar.