Bilgiyi paylaş, yoksa ölürsün…

blue_tit_with

Geçen yüzyılın başlarından itibaren, neredeyse bir asırdır, İngiltere’de sütlerin kapıya bırakılması sistemi vardır. İlk zamanlar kapı önüne bırakılan süt şişelerinin kapakları yoktu. O dönem İngiltere’de bol bulunan ardıç kuşları ve mavi baştankaralar bir süre sonra bu şişelerin üst kısmında biriken kaymağa dadanırlar. Zaten küçük olan bu kuşlar süt şişesinin geniş ağzından kolayca soktukları başlarını uzatarak, kaymağı afiyetle yemeye başlarlar. Bu zengin besin kaynağı kuşlar için faydalı olmakla birlikte, süt kaymağıyla tanışmadan önce yedikleri besinlerle kıyaslandığında oldukça kolay yutulmaktaydı. Bu nedenle her iki kuş türünün de zamanla beslenme alışkanlıkları değişti.

Kuşlar tam yeni besinlerine alışmışlardı ki, şişelerin devrilmesi, sütün kuşların gagalarından bulaşan çöplerle kirlenmesi gibi şikâyetlerin önüne geçmek isteyen sütçüler şişeleri alüminyum kapaklarla kapatmaya başladılar. Bu kapaklar kuşları bir süre engelledi. Bu süre içinde kaymak dışında besin almakta zorlanan birçok kuş telef oldu. Tabii kuş nüfusunda da azalma görülmeye başlandı. Bir süre sonra kuşların bazıları alüminyum kapakları gagalarıyla delip kaymakları yemeyi sürdürdü. Ancak nüfus değişimleri bilimcilerin anlamaya çalıştığı konular arasına girmişti.

Kuşların nüfusundaki azalmayı tespit etmek için yapılan araştırmalar yeni bir muamma doğurur. Ardıç kuşlarının nüfusu azalmıştır ancak mavi baştankaralar azalmak bir yana çoğalmıştır. Bu muammayı çözmek için yapılan araştırmaların sonucu ise çok daha ilginçti. Cevap, kuş türlerinin sosyal davranışlarıyla doğrudan ilgiliydi.

Ardıç kuşları küçük aile grupları olarak yaşıyor ve erkek ardıç kuşları bölgelerine hiçbir yabancı kuşu sokmuyordu. Ayrıca ardıç kuşları yalnız besleniyorlardı. Mavi baştankaralar ise geniş gruplar halinde yaşıyor ve avlanıyordu. Sonuçta içlerinden biri alüminyum kapağı delmeyi başardığında diğerleri de izliyor ve “öğrenebiliyordu”…

Mavi baştankaralar birlikte avlanmanın ve öğrendiklerini paylaşmanın ödülü olarak çoğalmayı sürdürürlerken yalnız yaşayan ve birbirlerinin davranışlarını izleyemeyen ardıç kuşları, bilgiyi paylaşamadıkları için yavaş yavaş azalmaya başlamışlardı.

İşletme biliminin “öğrenen örgüt” kuramının ilham kaynağı bu olayın kıssadan hissesi; eğer örgütlerde veya şirketlerde bilgi paylaşılmıyorsa ölümcül bir sorun var demektir.