Kopmayan kıyametler, patlamayan ürünler

Villemard_videophone

Özellikle Avrupa ve ABD’de kıyamet tarihi vermek pek bir muteberdir. Tabii itibar, verilen tarih gelip geçinceye kadardır. 666 yılında kopmayan kıyamet 1666’da beklendi. Olmayınca Halley her göründüğünde. Hiçbiri tutmayınca 2000’de sanal kıyamet beklendi. Şimdi içinde bulunduğumuz yılın Aralık ayı bekleniyor. Bu da olmayınca, kopmayan bunca kıyamete rağmen yenilerinin tarihleri verilecek.

Gelecekle ilgili tahminde bulunmak zor iş… Eldeki veriler yetersiz, bilinmeyen etkileyenler sonsuz, kehaneti bekleyenler sabırsız…

Kimi ün ve servet için bile bile sallıyor, kimi, ki bunların durumu daha zor, inanarak kehanette bulunuyor…

***

Kimi, Mayaların astronomi bilgisine şaşırıp, “bunları biliyorlarsa söyledikleri herşey doğrudur” mantığıyla Marduk diye olmayan bir gezegenin dünyaya çarpacağını varsayıyor…

Kimi, 1970’lerin başında petrol krizini derinleştirmek için 2000 yılında bir damla petrol kalmayacağına yemin billah ediyor…

Biri, cep telefonu mesajlaşmasını abartan yeni yetmelere bakıp, “evrim sonucu başparmak gelişecek” öngörüsünde bulunabiliyor…

Öteki, telefonların neredeyse yarısı görüntülü görüşmeyi mümkün kıldığı halde hemen hiç kullanılmayan bir özellik olarak kaldıktan sonra, “görüntülü telefonlar patlayacak” dediğini hatırlatmamak için kıvranıyor.

***

Kehanet zor zanaat…

Her yılbaşı, yılın sonuna doğru ekonominin neden ve nasıl çökeceğini ayrıntılarıyla anlattıktan sonra, yılsonunda kırılan büyüme rekorunda ekonomi yönetiminin payının zinhar olmadığını ispatlamaya çalışmak da zor.

Şu tarihe kadar altın şu kadara alıcı bulur, borsa şu seviyeye çıkar dedikten sonra neden böyle olmadığını anlatmak da zor.

“Test yapmaya, ankete ne hacet, bu ürün acayip patlayacak” diye tutturup, ürün tutmayınca enseyi patlattırmadan sıvışmayı becermek de zor zanaat…

Eh, bunca çuvallamaya rağmen, icrayı sanat eylemeyi sürdürmek de insanlara bir lütuf olarak sunulan “unutkanlık nimeti” sayesinde mümkün olsa gerek…