Basireti bağlılar kervanı…

anayazi-1

“Kopmayan kıyametler, patlamayan ürünler” başlıklı yazıda yer vermek isteyip de yer darlığından aktaramadığım bazı örnekleri sıralamak istiyorum.

Bakın ne olağanüstü kişilerin, ne olağanüstü hatalı öngörüleri olmuş:

20th Century Fox sinema yapım şirketinin yöneticisi Darryl Zanuck, 1946 yılında yaygınlaşmaya başlayan televizyonla ilgili şöyle demiş: “Televizyonlar altı ay içinde ortadan kalkacak. İnsanlar gece boyunca bir kutuya bakmaktan sıkılacaklardır.”

1958 yılında ABD kapitalizmi ile Sovyet komünizmi hakkında tahminde bulunan, Birleşmiş Milletler kürsüsüne vurduğu ayakkabılarıyla meşhur Sovyetler lideri Nikita Kruşçev şöyle buyurmuş: “Sizi gömeceğiz.”

ABD Patent Ofisinin memurlarından biri olan ve muhtemelen o dönemde patlama yapan patent müracaatlarından bunalan Charles H. Duell, 1899’da şu öngörüde bulunmuş: “İcat edilebilecek herşey icat edilmiştir.”

Faşizmin tüm dünyada yükseldiği 1930’ların ortasında, tam olarak 1936’da yayınladığı Geleceğin Kısa Tarihi adlı kitabında John Langdon oldukça kesin konuşmuş: “Demokrasi 1950 yılında ölmüş olacaktır.”

İngiltere’nin ilk kadın başbakanı Margaret Thatcher, başbakan olmadan tam 10 yıl önce şunları söylemiş: “Ben görmeyeceğim ama, birgün bir kadın bu ülkeye başbakan olacak.”

Dünya havacılık tarihinin öncülerinden Wilbur Wright, başarısız bir denemeden sonra ve ilk başarılı uçuşlarından iki yıl önce kardeşi Orville’e der ki: “İnsanlar 50 yıl daha uçamayacak.”

İlk uçuşun gerçekleştiği 1903 yılından sadece 8 yıl önce ise, İngiliz matematikçi, fizikçi ve anlı şanlı Royal Society Başkanı Lord Kelvin uçaklarla ilgili şu lafı etmiş: “Havadan ağır ve uçabilen makineler imkansızdır.”

Ya uçakların icadından sonra konuşan askeri strateji profesörü Mareşal Ferdinand Foch’un sözleri: “Uçaklar ilginç oyuncaklar ama herhangi bir askeri değerleri yoktur.”

Meşhur Scientific American dergisinin 2 Ocak 1909 tarihli sayısındaki öngörüye ne dersiniz: “Otomobiller gelişimlerinin sınırına ulaştı.”

ABD Başkanlarından Rutherford B. Hayes, Alexander Graham Bell’in telefonla ilgili bir gösterisini izledikten sonra, “Bu büyük bir buluş, ama kim ve niçin kullanmak istesin ki” der…

Bu örnekleri çoğaltmak mümkün… Özellikle devrim niteliğindeki büyük icatlar karşısında, bazen o büyüklükteki icatları gerçekleştirmiş dâhilerin bile basiretleri bağlanabiliyor. Örnek mi? Bu lafı da, binden fazla patenti olan bir dahi olan Thomas Edison etmiş: “Alternatif akımla uğraşmak zaman kaybıdır. Kimse onu kullanmayacak.”