Türkiye’de bisküvi endüstrisini o kurdu Sabri Ülker

sabriulker

Sabri Ülker, 1929 yılında Kırım’dan göçen bir ailenin ferdi. Sovyet Devrimi sonrası topraklarına el konan ve sürekli artan baskılar sonucu Türkiye’ye göç etmeye karar veren aile İstanbul’a yerleşir.

1920 doğumlu Sabri Ülker İstanbul’a geldiklerinde kaydolduğu Kadırga İlkokulu’nu bitirdikten sonra İstanbul Erkek Lisesi’ne kaydolur. Orta ikinci sınıftayken parasız yatılı sınavını kazanan Ülker, ortaokulu Bilecik’te, liseyi Kütahya’da tamamlar. İkinci Dünya Savaşı başlarken kaydolduğu Sultanahmet İktisadi ve Ticari İlimler Mekteb-i Âlisi’nden savaş biterken mezun olur.

Yükseköğrenim görmüş bir genç olarak, Türkiye’nin yokluk yıllarında iyi bir memuriyet yerine girişimciliği seçen Sabri Ülker’in bisküviyle ilgili tek tecrübesi, çocukluk yıllarında Besler fabrikasında çalışmasıydı. Ağabeyi Asım Ülker’le bisküvi üretmeye karar veren Sabri Ülker, Eminönü’ndeki Nohutçu Han’da, makineleri eski olduğu için işletmecisi batmış bir bisküvi imalathanesini satın alır. 100 metrekarelik bu imalathanenin sahibi iki genç adamın başarılı olacağına pek inanmaz ve çevresine “göreceksiniz birkaç ay sonra bana geri satacaklar” der.

Sonuçta imalathanesini devreden tüccar yanılır. Hem de fena halde… İlk zamanlar haftada 200 kilo bisküvi üretilen 100 metrekarelik imalathaneden bugün 10 ülkede 54 fabrikada 300 marka altında üretim yapan bir dünya devi doğdu.

Sabri Ülker, Türkiye’de yaşanan en büyük başarı hikâyelerinden birinin en büyük kahramanıdır. Bu başarısının sırrını anlatırken de şu noktalara dikkat çeker: “Başarının temelinde önce, bıkmadan, usanmadan çalışma gelir. İkincisi dürüst çalışma, üçüncüsü ise kaliteli çalışmadır. Üretilen bir malın iyi olması, müşteriye cevap vermesi, yani aldığı paranın karşılısını vermesi gerekir. Dört; tanıtmaya çok önem verilmeli. Bunun üzerinde geniş bir şekilde durmak istiyorum… Reklama ilk günden itibaren önem verdik, şimdi de veriyoruz, daima vereceğiz…1950´den beri Ülker´in reklamını yapmaktayız. Özellikle, kaliteli bir malın reklamı yapıldığı zaman, elde edilen netice büyük oluyor.”