Demiryolunun babası George Stephenson

GeorgeStephenson

1871 yılında İngiltere Northumberland Wylam’da Robert ve Mabel çiftinin ikinci oğlu olarak doğdu. Babası kazancı çok düşük bir itfaiyeci olduğu için okula gidemedi. Ancak okuma yazmayı kendisi öğrendi.

17 yaşına geldiğinde Newburn’de makinist olarak çalışmaya başladığında eğitimin değerini fark etti ve akşam okulunda gitti. 1801 yılında bir kömür ocağında frenci olarak çalışmaya başladı. 1802’de Frances Henderson ile evlendi ve Willington Quay’a taşındılar. George, frenci olarak çalışmasının yanında ek gelir için ayakkabı üretip saat tamir etmesine rağmen küçük bir odada yaşıyorlardı.

George Stephenson, yıllarca madenlerde su pompalayan makinelerle çalıştı. Bu makinelerin sorunlarını çözüyor, geliştiriyordu. 1810’ların başında tam bir buharlı makine uzmanı olmuştu.

Madenlerde yaşanan çeşitli sorunlara çözüm üretmeye başladı. Örneğin maden ocaklarında güvenle kullanılabilecek bir lamba üretti. Bu icadı Sir Humphry Davy tarafından görülmüş ve benzeri yapılarak patenti alınmıştı. Uzun süren davalar yaşandı. 1833 yılında Avam Kamarası’nda eşit icat kararı çıktı.

1814 yılında önce İngiltere, sonra da tüm dünyayı değiştirecek önemli bir icat gerçekleştirdi. O güne kadar sadece fabrikalarda üretim için ya da madenlerde su pompalamak için kullanılan buhar makinesini bir taşıtta kullandı. Belki benzeri girişimler daha önce de yapılmıştı. Ancak Stephenson, rayları tam kavrayan tekerlekleri ve güçlü makinesi ile 30 ton çekebilen ve “işe yarar” bir lokomotif üretmeyi başarmıştı.

Kısa süre sonra, öncelikle çeşitli kömür ocaklarında taşıma yapmak için, sonra da şehirler arasında ray ve tren sistemleri kurdu. Tren, lojistiği büyük boyutlara taşımış ve uygun maliyetlere düşürmüştü. Zamanla sadece madencilik değil tüm sektörlerde büyük bir “itici” etkisi oldu. Victorian döneme damgasını vuracak, sadece ticareti değil, tüm dünyayı “küçülterek” değiştirecekti.

Stephenson, 1848 yılında öldüğünde, icat sahibi olmasının yanında demiryollarının standartlarını belirlediği için de “demiryolunun babası” unvanıyla anılıyordu.