Eyvah Türk dizileri geliyor…

anayazi1

Eskiden Avrupa’da “eyvah Türkler geliyor” denilirdi ya, artık “eyvah Türk dizileri geliyor” denmeye başlandı. Bu kez korkanlar,

Yunanistan’ın ırkçı Altın Şafak Partisi’nin lideri Nikos Mihaloliakos’un eşi Eleni Zarulia Türk dizilerinden rahatsızlığını şöyle ifade etmiş: “Evde oturduğumda neden Türk dizilerini izlemek zorunda olduğumu anlamıyorum. Ben bir Türk değilim. Yunan oyuncuların işlerine mal olan bu diziler kaldırılmalı”. Yunanistan’da bu tip tepkiler milliyetçi gruplardan daha önce de geliyordu ve kesileceğe de benzemiyor. Ama bu tepkilerin dizilerin izlenme oranı azaltmadığı kesin…

***

İslam ülkelerinde de yoğun biçimde izlenen Türk dizileri zaman zaman tepkilere uğruyor. Bazı ülkelerde “toplumsal yapıyı” bozduğu iddia edilirken, İran gibi bazı ülkelerde de uydu anteni kullanımına bile sınırlamalar getirilmesine yol açıyor.

***

Ermenistan’da ise malum nedenlerden Türk dizisi yayınlanamadığı için, Türk dizilerinin senaryolarının hakları alınıp yeniden çekiliyor. Örneğin geçen yıllarda bir fenomen haline gelen Ezel dizisi Ermenistan’da Ermeni oyuncularla yeniden çekilerek gösterilmeye başlandı. Diziyi yayınlayan televizyon kanalı, dizinin aslında bir Türk dizisi olduğunu “yakında” açıklayacakmış. Tabii aslında korkulanın “kamuoyu” tepkisi değil, “diaspora” korkusu olduğunu söylemeye gerek bile yok. Onbinlerce Ermeni Türkiye’de çalışıp memleketlerinin ekonomisine katkıda bulunuyor ve bunu en iyi bilen de Ermenistan vatandaşları…

***

Bir başka ilginç gelişme ise “pembe dizi” kavramının anavatanı Brezilya’dan. Güney Amerika’da da yoğun bir talep gören Türk dizilerinin benzerlerini çekmek için çalışan yapımcılar, dizilerin fonlarında Türkiye manzaraları kullanmaya başlamış. Yani düpedüz “çakma Türk dizisi” yapmaya başlamışlar. Önce Türkiye’ye belgesel çekmek amacıyla geldiği söylenen bir ekip gönderiliyor. Ekip Kapadokya gibi yerlerde bol bol çekim yapıyor. Sonra bu görüntülerin üstüne dizi oyuncuları eklenip, mekan Türkiye haline getiriliyor. Bizim Kültür Bakanlığı yetkilileri durumun farkında olduklarını ancak göz yumduklarını ifade ediyorlar. Tabii ki bu da iyi bir tanıtım…

***

Neticeyi kelam, Türkleri artık kale surlarıyla durdurmak mümkün değil. Dünya küçüldü, uydudan gelen sinyaller hiçbir “sur”, engel vesaire tanımıyor.

Dünyanın her ülkesinden seyirci bulabilen filmler üretebiliyoruz. Bunun ne büyük bir avantaj olduğunu umarım çabuk anlarız. Türkiye menşeli sanayi ürünlerinin tüm bu ülkelerde potansiyel müşterileri oluşmuş durumda. Hem dizilerde Türkiye’de üretilen ürünleri tanıtmalı, hem de ihracatçımız tüm bu ülkelere özel bir önem vermeli.

Örneğin yurtdışında düzenlenen tüm Türk fuarları ve katıldığımız diğer fuarlarda Türk dizileriyle ilgili ekstradan bir stant eklenebilir… Bu stantların fuarlara ve Türkiye’ye olan ilgiyi artıracağı şüphesiz…