Verilen her reklam satışa dönüşse…

Advertising-me

Reklam dünyasında bol zikredilen sözlerden biridir: “ Reklama yatırdığım paranın yarısı boşa gidiyor. Ancak hangi yarısı bilmiyorum.” ABD’li girişimci John Wanamaker’in bu sözü, yıllar önce, 20. Yüzyılın ilk çeyreğinde söylediği de gözönünde bulundurulursa, haklılığı daha kolay anlaşılır. O dönemde reklamın etkisinin ölçümü günümüze göre daha zordu. Hedef kitleye ulaşmak için gereksiz mecralarda fazladan reklam harcamaları yapılabiliyordu.

***

Zamanla mecraların hedeflediği okur kitlesi netleşti. Reklam ve reklamcılık daha bilimsel hale geldi. Özellikle nihai tüketiciden çok profesyonellere yönelik ürünlerin reklamları uzman yayınlara verilerek gereksiz harcamalar azaltıldı.

Nihai tüketicinin hedeflendiği reklamlardaki sorun da mecraların çeşitlenmesi ve interaktif mecraların geçen yüzyıl sonunda gelişmesiyle azalmaya yüz tuttu. Özellikle internette kullanıcıların profillerinin bilinebilmesi, ilgi alanlarına ve ihtiyaçlarına uygun reklamların doğrudan ilgili kişiye yönelik yapılmasını mümkün kılmaya başladı.

İnternet reklamlarıyla nokta atışı yapılması mümkün hale geldiyse de müşterinin ürünü “görmesi” garanti edilemiyor. İnternet reklamları önemli bir gelişmeyi sağlamış olmasına rağmen, “görme, fark etme, ilgi duyma, karar verme ve satış” sürecinin ilk adımının bile garantisi yok…

***

Gazete ve dergilerde sütun santim veya sayfa fiyatları, yayının etkinliği, okur kitlesinin niteliği gibi birçok etkileyenle belirlenirken, internet reklamının bedeli, görüntüleme ve tıklanma ile belirleniyor.

Gazetelerdeki reklamı her okurun görmesi nasıl mümkün değilse, internet reklamlarında da reklamı her tıklayanın ürünü satın alması garanti değil. Ancak son yıllarda ortaya çıkan bir yöntem, yaptığı reklam yatırımının ne kadarının boşa gittiğini bilemeyen reklamverenlerin yüreğini ferahlatacak cinsten. Performans reklamcılığı denen bu yöntemde reklam verdiğiniz internet sitesine ancak satış gerçekleşirse ödeme yapıyorsunuz.

***

Örneğin ürünlerinizin internet satışını gerçekleştirdiğiniz sitenizin reklamını bir derginin sitesine veriyorsunuz. Bu sitede reklamınızın yayınlanması için herhangi bir bedel ödemiyorsunuz. Ancak o dergide sizin reklamınızı gören bir potansiyel müşteri reklamınızı tıklayıp sitenize geldiğinde ve gelmekle kalmayıp ürünlerinizden birini satın aldığında, daha önceden belirlediğiniz bir yüzdeyi sözkonusu dergiye ödüyorsunuz.

Yani sadece satış gerçekleştiğinde reklam harcaması yapıyorsunuz. Böylece reklama yaptığınız yatırımın hangi kısmının boşa gittiği derdine yanmıyorsunuz.