Aynı çağda üç çağ…

Impossible-Triangle

Bazen çocuklar ve gençlerle konuşurken birden idrak ediyorum, doğduğum çağ değişmiş. Yaşadığım çağ doğduğum çağ değil. “çağ” derken “açılıp kapanan çağ”dan bahsediyorum. Yeni Çağ, Yakın Çağ, Modern Çağ gibi…

Rahmetli Turgut Özal’ın 1980’lerde sık sık tekrarladığı “Türkiye’ye çağ atlatıyoruz” sözündeki “çağ” bile bu değişimi tam olarak anlatamıyor. Çok daha derin bir değişim yaşadığımız…

Bizim kuşağın yarım yüzyıl bile olmayan tanıklığı sırasında Türkiye, tarih boyunca çeşitli coğrafyalarda birkaç bin yıl süren değişimi yaşadı. Anadolu’da herhangi bir küçük şehir, kasaba ya da köyde çocukluğu geçen orta yaşlılar tam bir tarım toplumuna tanıklık ettiler. Randevuların da ödemelerin de neredeyse yıllık olarak planlandığı bir dönemdi. “Harman sonu görüşürüz” ya da “helalleşiriz” sözlerini sık sık duyardık. Tüm ekonomi tarımsal faaliyetlere göre şekillenmişti. Köylü harman sonrası para harcamaya başladığında esnafın yüzü güler, doğayla birlikte sadece ekonomik yaşam değil, sosyal hayat da canlanırdı. Hemen bütün düğünler bu nedenle bahar ve yaz aylarında yapılırdı. Dayanıklı tüketim malları, tarım üretim araçları, giyim kuşam ve “eğlence” ihtiyacının karşılandığı panayır bu dönemde kasaba kasaba gezerdi. Zaman yavaş akar, kimse acele etmezdi.

Sonra 1980’li yılların ikinci yarısından itibaren köylülerin harman sonunu gözleyen birkaç esnaf ufak tefek üretim yapmaya başladı. Dönemin hükümetinin avantajlı kredilerinin bir kısmı boşa gitmedi ve Anadolu’nun birçok köşesinde sanayi tesisleri filizlenmeye başladı. Bu tesisleri küçük ama hedefleri büyük kuruluşların bir kısmı ihracat yapmayı bile başardı. “Biz gözümüzde büyütüyormuşuz, aslında ihracat basitmiş” dedikten sonra daha da hızlandılar. 1990’lar ve sonrasında bir çeşit sanayi toplumu olma yolundaydık. Zaman hızlanmış, panayırlar hükmünü yitirmiş, köylü uluslar arası rekabetin tehdidini hissetmeye başlamıştı.

Son yıllarda ise özellikle bilgisayar ve iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler dünyayı olağanüstü küçültüp, sınırları şeffaflaştırdı. Aslında bugün, hem tarım, hem sanayi hem de bilgi toplumunu aynı zaman dilimi içinde yaşıyoruz.

Her birini yaşayan bölge ve bireyler var.

Her üçünü yaşayan bölge ve bireyler de var.

Her sabah köydeki evinden çıkıp fabrikaya çalışmaya giden, ama aynı zamanda 10 dönümlük tarlasına buğday ekmeyi ve internette sörf yapmayı da ihmal etmeyen birey hangi çağda yaşıyor sizce?