Mucit, müteşebbis ve milyarder…

Nick02

Cevat Fehmi Başkut’un meşhur oyunu “Harput’ta Bir Amerikalı”nın baş kişisi Abraham Moderus, Amerika’da buzulan işlerini canlandırmak için bir reklam hikayesi olması amacıyla kardeşini aramaya Türkiye’ye gelir. Bir süre önce babasıyla Harput’tan Amerika Birleşik Devletleri’ne göçmüş ve orada zengin olmuştur. Zengin olma hikayesi de oldukça ilginçtir. Amerika’da insanlar halıları yere sermekten çok duvarlara asarlar. Halılar çeşitli biçimlerde duvarlara asıldığı için kısa sürede yıpranırlar. İşte Abraham Moderus’un keskin zekası buruda devreye girer. Herkesin duvara baktığında sadece halı görmesine rağmen o fırsat görür. Bir gün yıpranmış halılara bakarken basit bir çözüm gelir aklına: Halıları duvara “çıtçıt” ile tespit etmeyi akıl eder ve bu sistem sayesinde zengin olur.

***

Abraham Moderus, bir oyun kahramanı, dolayısıyla gerçek değil. Ancak gerçek hayatta da benzeri ilham hikayelerine sık sık rastlanabiliyor. Son örnek Nicholas Woodman… 2000’lerin başında “.com balonu”nun patlamasıyla iflas eden bir bilişim girişimcisi. 2002 yılında sörf yaparken aynı zamanda fotoğraf çekmek istiyor ve bulduğu çözüm onu dünyanın en son dolar milyarderi haline getiriyor.

Nicholas Woodman, geliştirdiği ve GoPro markasıyla piyasaya sunduğu kameralarla müthiş bir zenginliğin kapısını açıyor. Extrem spor tutkunları tarafından çok tutulan bu kameraları üreten şirketin yüzde 51 hissesine sahip olan Woodman, şirketin hisselerinin bir kısmının Foxconn tarafından satın alınmasıyla dünyanın en yeni milyarderi oldu.

***

İcatlarla ilgili sözlerden biri, “ihtiyaç icatların anasıdır” derken, diğeri “tembellik buluşların anasıdır” der. Aslında her ikisi de doğrudur. Mesele icadı gerçekleştirdikten sonra olanlardadır.

Tembellikten hareketle, örneğin yürüyen merdiveni bulabilirsiniz. Ancak sonrasında tembellik etmemek, icadın patentini almak gerekir. Tabii bu uğraşının sonucunda patenti alınan icadın korunduğu bir hukuki ortam da zorunlu. Aksi takdirde kimse icat için de patent için de uğraşmaz.

Bu nedenle ülkelerin patent sayısıyla kişi başına düşen gelirleri doğru orantılıdır. Bu konuda doğal zenginlikleri fazla birkaç istisna dışında rahatlıkla genelleme yapılabilir. Yani patentin çoksa zenginsin, azsa fakir…

***

Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü’nün verilerine göre, 1980 yılında Türkiye’deki patent başvurusu 661… Bu rakam 2011 yılında 4113’e ulaşmış. Her ne kadar önemli bir artış olsa da 2011 yılında ABD’de 503 bin 582, dünyada ise 2 milyon 140 bin 600 patent başvurusu yapılmış olması daha çok eksik olduğumuzun açık bir göstergesi.

Her ülke ve iklimde mucit potansiyeli taşıyan insanlar vardır. Mesele bu potansiyelin ortaya çıkarılmasını sağlayacak ortamdadır. İyi eğitim, serbest piyasa ve sağlam bir hukuki sistem mucit potansiyeli olan insanların gelişmesi ve artması için olmazsa olmazlardır. Nicholas Woodman gibi mucitlerin çıkması, girişimcilikleriyle başarılı ve zengin olmaları imkansız değil. Üstelik bu, James Watt’ın Glasgow Üniversitesi’nde buhar makinesini geliştirip zengin olmasından bu yana mümkün…