Daha uzun hayat; tıbben mümkün, iktisaden imkânsız…

SFA03_SFA022816435_X

1930 yılında fotoğrafı çekilen bu pasaportun sahibi 157 yıl yaşayan Zaro Ağa, sigorta şirketlerinin ve maliye bakanlarının korkulu rüyası…

 

Bu hafta gazetelerde küçük bir yer kaplayan büyük bir haber vardı. Haber, Japonya Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Taro Aso’nun, sosyal güvenlik reformları ile ilgili bir toplantıda konuşurken yaşlılarla hakkındaki şok edici ifadelerini aktarıyordu.

Maliye Bakanı Taro Aso, sosyal güvenlik reformlarıyla ilgili bir toplantıda, Japonya’daki yaşlıların tıbbi bakımlarının maliyetinin çok yükseldiğini, bu nedenle “yaşamaya zorlanmamaları” gerektiğini söylemiş.

Vergi mükelleflerinin yükünü hafifletmek için yaşlıların ölmekte acele etmelerini de tavsiye eden Aso, bu sözleri, nüfuz azalıp, ortalama yaş artarken demografik krizle nasıl mücadele edileceğine dair konuşurken sarfetmiş.

Sosyal güvenlikle ilgili kesintilerin yakında açıklanması beklenen Japonya’da yetkili bir ağızdan çıkan bu sözler, korkunç bir geleceği yansıtan bir bilim kurgu eserinden alınmış gibi…

Durumu daha da ilginçleştiren ise Maliye Bakanı Aso’nun 72 yaşında olması… Yani “yaşlı”… Yani içinde bulunduğu grup için bu sözleri etmiş. Aslında bir önceki Japonya Başbakanı Taro için “yaşlılığının başında” denebilir. Çünkü Japonya’nın yaş ortalaması gerçekten çok yüksek. Dünya Bankası verilerine göre dünyanın en yaşlı nüfusu Japonya’da… Ülke nüfusunun dörtte biri 65 yaşın üstünde. Yani 30 milyondan fazla kişi yaşlı… Daha da ilginç bir veri, Japonya’da 100 yaşını aşmış, “asırlık” insanların sayısı 50 bini geçmiş durumda. Bu sayı nüfusa oranlandığında dünya ortalamasının yaklaşık 10 katına tekabül ediyor. Yani dünya ortalamasının 10 katı asırlık insan Japonya’da yaşıyor.

Peki, hemen tamamı emekli olmuş, sağlık sorunları her geçen gün artan bu insanların sağlık giderlerini karşılayan kim?

Tabii ki vergi mükellefleri… Japonya’daki vergi mükelleflerinin sayısı ve ödedikleri verginin durumu bu sağlık giderlerini karşılamaktan ne kadar uzaksa, Maliye Bakanı Taro Aso’ya bu sözleri söyletmiş…

Başta sanayileşmiş ülkeler olmak üzere, dünya yaşlanıyor. Daha birkaç yüzyıl öncesine kadar yaş ortalamasının 30’larda olduğu Avrupa’da ortalama ömür beklentisi 80’e dayandı.

Emeklilik yaşının artırılma çabaları yetersiz kalıyor, çünkü insanlar daha uzun yaşıyor. Her gün gazetelerde, şimdi olduğundan daha da fazla yaşamayı mümkün kılacak tıbbi gelişmeleri okuyoruz.

Ne yazık ki, daha da uzun yaşamak tıbben mümkün olsa da iktisaden imkânsız görünüyor.

Kısa süre sonra şimdiye kadar yaşadığımız ekonomik krizlerden çok daha büyük etkileri olacak bir “demografik krizin” ayak sesleri bunlar…