Daha az TV seyret, hayatın değişsin…

tv

Zaman öldürüyoruz” diyenler için söylenen şu sözü çok severim:

“Zamanı öldürmek kimin haddine, o sizi öldürür…”

Aslında olan şu, hepimizin kullanımına her gün 24 saat sunulur, bu aynı miktardaki zamanı kimimiz değerlendirir, kimimiz değerlendiremez.

Zamanımızı “kaliteli” veya “kalitesiz” bir biçimde kullanmak olarak da ifade edilebilir bu durum…

***

24 saatlik günü birkaç bölüme ayırabiliriz.

Öncelikle çalışma saatleri… Bu bölümde işyeri veya dışında işimizle ilgili sarf ettiğimiz mesai vardır.

Zorunlu ihtiyaç saatleri de yemek, uyku, yol gibi zaman ayırmak zorunda olduğumuz faaliyetleri kapsar.

Tüm bunlardan arta kalan zamanlara da kısaca “boş zaman” diyoruz.

***

Bu bölümlerin ilk ikisinin verimli kullanımı konumuz değil. Yine de kısaca değinelim.

İnsanların çalışma saatlerini verimli olarak kullanıp kullanmadıklarına dair yapılan araştırmaların sonuçları çok vahim. Canon tarafından yaptırılan ve Avrupa’nın 18 ülkesinde ve 5500 ofis çalışanı ile görüşülerek gerçekleştirilen bir araştırmaya göre işyerinde bulunan zamanın yüzde 25’inde verimsiz çalışılıyor.

Yemek ve uyku alışkanlıklarındaki bozukluklar hem sağlığımızı hem de zamanımızı kaybetmemize yol açıyor. Özellikle büyük şehirlerde trafikte harcanan zaman ise korkunç… Çalışanların önemli bir kısmı günün 3-4 saatini yolda geçiriyor. Bu sırada hem zaman, hem de stres nedeniyle sağlığımızı yitiriyoruz.

***

Gelelim boş zamanlara.

Adı üstünde “boş”…

Günün en az 4 saati boş zaman olarak bize kalıyor.

Filozof Irwin Edman, “Kalitenizin ölçüsü, boş zamanlarınızda ne yaptığınızdır. Medeniyetlerin kalitesi de insanlara sağladığı boş zaman ve bunun kalitesi ile ölçülür.” diyor.

Peki, biz boş zamanlarımızda ne yapıyoruz?

Televizyon seyrediyoruz… RTÜK’ün yaptığı Televizyon İzleme Eğilimleri Araştırmaları bir yetişkinin ortalama 5 saatini her gün televizyon karşısında geçirdiğini gösteriyor.

Televizyon seyretme boş zamanları etkin kullanma yöntemlerinden biri sayılmaz. Hayatımıza renk veya değer katacak herhangi bir hobi bile televizyondan çok daha eğlenceli ve yararlı olacaktır.

***

Günlük 5 saatlik televizyon izleme süresini 1 saate düşürdüğümüzü farz edelim.

Bu durumda her gün için 4 saatlik bir boş zaman kazanıyoruz.

Peki, bu günlük 4 saatlik ekstra zamanda neler yapabilir, neler kazanabiliriz, hayatımızın kalitesini ne kadar artırabiliriz?

Öncelikle küçük bir bilgi: Herhangi bir konuda uzman olmak için toplam 10 bin saatlik bir çalışmaya ihtiyaç var. Yani Ortadoğu siyaseti, Çince, nümizmatik, Fransız yemekleri, fiziki durumunuza uygun bir spor dalı veya aklınıza gelen herhangi bir konuda uzman olmak 10 bin saat çalışarak mümkün…

Uzman dediysem, dünya çapında en iyilerden biri oluyorsunuz.

10 bin saat…

Çok mu?

Kimine göre çok, kimine göre az…

Peki, televizyon seyretme süremizle karşılaştırdığımızda ne oluyor?

Günde 5 değil de 1 saat televizyon seyredip, kazandığımız 4 saati herhangi bir konuda uzmanlaşmaya ayırırsak ne kadar sürede uzmanlaşabiliyoruz?

Cevap: 7 yıldan kısa…

***

Sadece 7 yılda dünya çapında uzmanlık. Üstelik sadece televizyonun hayatımızdan çaldığı saatleri geri alarak…

Bu çıplak ve acı gerçeği idrak edenlerin binde biri bile televizyondan vazgeçip uzmanlaşma yolunda adım atmayacak. Hatta televizyonu bırakıp kitap okumaya bile yönelmeyecek.

Çünkü kolay yolu seçmek kolaydır.

İşte bu yüzden dünyadaki insanların tamamına yakını vasıfsız ya da az vasıflı, çok azı da “uzman”dır.

***

Söylemesi kolay, yapması zor:

Daha az televizyon seyret, hayatın değişsin…