Bugünün Dünyası Ticaretin Eseri

ticaret-1

Zaman zaman Amazon Ormanları’nın derinliklerinde, dünyadan izole, Taş Devri’ni yaşayan topluluklar bulunuyor.

Bilim insanları topluluk üyeleriyle dikkatle iletişim kurup, “alıştıra alıştıra” dışarıdaki dünyayı anlatıyorlar.

Bu süreç, ne kadar yavaş olursa olsun sonuçta bir şoka neden oluyor. Hatta ilk neslin dünyayı anlaması mümkün değil.

Çünkü onlar başka dünyanın insanları…

Elveda Lenin filminde, komaya girip 8 ay sonra uyandığında komünizm sonrası dünyaya uyum sağlayamayan Sosyalizme “iman etmiş” anne gibi. Sadece bir insan hayatı boyunca dünyanın yaşadığı gelişmelere uyum sağlamak zorken, binlerce yıllık değişimi algılamanın ve alışmanın zorluğunu siz düşünün…

***

Ancak konumuz meselenin bu kısmı değil.

Bazı topluluklar binlerce yıl nasıl aynı hayat biçimi veya seviyesinde yaşayabiliyorlar?

Bunun en temel nedeni, “öteki” ile tanışmamış olmak.

Yani diğer topluluklar ve kültürlerle ilişki kuramamış olmak.

Toplumlar diğer toplumlarla tanıştıkça, onların bilgi ve birikimlerini kendilerininkine kattıkça gelişiyor, zenginleşiyorlar.

***

Toplumlar arasındaki ilişkiyi sağlayıp onların birbirleriyle tanışmasını,

farklılıklarını birbirine aktarıp zenginleşmelerini,

teknolojik gelişmeleri bir noktadan alıp diğerine taşıyarak gelişmelerini sağlayan kim dersiniz?

Tüccar!

Tek başına ve yalnızca o…

Her köşe başında pusu kurmuş eşkıyaya, her an gemisini yağmalamak için denizleri kolaçan eden korsanlara, insafsız vergiler koyan krallara, tahmin edilemeyen hava şartlarına, günde sadece 30 kilometre yol alabilen kervanlara rağmen tüccar, inatla dünyayı değiştirmiştir.

***

Eski Yunan’dan beri bilinen buhar enerjisi onun elinde üretime katkı sağlamış ve Sanayi Devrimi’ni başlatmıştır.

Tüm keşifleri onun yeni pazarlar bulma tutkusu doğurmuştur.

Tüccarlar icat edilen ürünleri satmaya başlayınca mucitlik muteber olmuştur.

Demir ağlar tüccarın ürününü taşımak için dünyayı sarmıştır.

Kitle iletişim araçları tüccarın ürünlerini tanıttığı için kaynak sorunu yaşamaz.

***

Hülasa, bugünkü dünya, ne “tarih tekebbürden ibarettir” dedirten liderlerin, ne halkların eseri…

Bugünün dünyası ticaretin ve tüccarın eseri…