Güven yerine para kaybetmeyi yeğleyen adam Robert Bosch

Robert_Bosch

Biz onu Bosch reklamlarındaki sloganlaşan sözüyle tanıyoruz: “İnsanların güvenini kaybetmektense para kaybetmeyi yeğlerim.”
1861 yılında Güney Almanya’nın bir köyünde, 12 çocuklu bir ailenin 11. Çocuğu olarak doğdu. Babası çocuklarının eğitimine özen gösteriyordu. Ulm Realschule adlı teknik okula devam eden Bosch, bir süre de tesviyeci çıraklığı yaptı.

Daha sonra Amerika Birleşik Devletleri’nde Thomas Alva Edison’un yanında ve İngiltere’de çalıştı. Almanya’ya dönerek Stuttgart’ta teknik işler yapan bir şirket kurdu. 1887’de evlendi. Yanında bir kalfa ve bir de çırak çalışıyordu. Elektrik tesisatlarını onarıyor, ev telgrafı ve paratoner montajı yapıyorlardı.

İcat ettiği manyeto sistemi motorlarda kullanılmaya başlayınca herşey değişmeye başladı. Önce büyük atölyeler, sonra fabrikalar kurdu. Almanya genelinde 1918’de yasalaşan 8 saatlik iş gününü 1906 yılında uygulamaya başladığı için Kızıl Bosch olarak anıldı. 1910’dan itibaren çalışanlarına cumartesi günleri öğleden sonra izin verdi. Tabii bu sırada çalışma haftası 6 tam gündü. Tüm bunlara rağmen 1913 yılında şirketi 7 haftalık bir işçi eylemine sahne olunca, o güne kadar katılmayı reddettiği Alman İşverenler Birliği’ne katıldı.

Birinci Dünya Savaşı öncesi üretiminin yüzde 90’ını ihraç ediyordu. Daha çok, buji, akü, far ve starter üretiyordu. Savaş sonrası araştırma yatırımlarına büyük paralar ayırmaya başladı. İki dünya savaşı arasında krizden etkilense de büyüyen Bosch, fabrikalarının büyük bir yıkıma uğradığı günleri göremeden 1942’de öldü. Fabrikaların yeniden inşasından sonra ürün yelpazesi genişleyecek ve buzdolabı ve diğer elektrikli aletler de Bosch markasıyla üretilmeye başlayacaktı.